Son güncelleme tarihi 03/02/2026

1939’da başlayıp 85 milyon kişinin canını alan savaş, 9 Mayıs 1945’te Almanlar’ın teslim olmasıyla sona erdi.
II.Dünya Savaşı’nda tahminlere göre dünyanın dört bir yanında 15 milyon asker, 45 milyon sivil öldü, 25 milyon asker yaralandı, milyonlarca sivil sakat kaldı. Dünyanın sayısız şehri bombardıman sonucu dümdüz oldu. Avrupa’nın büyük şehirlerinde evlerin yüzde 30-40 arası yıkıldı. Sovyetler Birliği’nin Alman işgaline uğrayan batı kesimlerinde durum daha da vahimdi. Almanya tek başına altı milyon sivilin ölümünü organize etti.
Japonlar işgal ettikleri topraklarda 200 bin kadının namusunu kirlettiler, binlerce insan üzerinde kimyasal deneyler yaptılar. 1945’te Amerika’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı iki nükleer bomba sonucu on binlerce kişi anında can verdi veya kanserden hayatını kaybetti.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Türkiye’yi tarafsız tutmayı başarması sayesinde Türkiye bu şeytani yıkımdan kurtulmuştur.
Fakat halkın bir kısmı, 85 milyonun öldüğü savaşa girmemeyi yeterli başarı saymamış, çekilen eziyetler yüzünden İnönü’yü suçlamış ve “Ondan kurtulursanız her şey yoluna girer” diyen muhalif Demokrat Parti’ye oy vermiştir. Savaşın dünyaya ve Türkiye’ye bedeli ağırdır. Bizim açımızdan en ağır bedel, çok partili rejime geçişe denk düşen dönemde, Dünya Savaşı’nın vahametini kavrayamayan bir kısım halkın, Beyaz Atlı Prens gibi lanse edilen toprak ağası Adnan Menderes’e kapılmasıdır. Demokrat Parti idaresindeki Türkiye, sonraki senelerde Amerikanlaşma yönünde geri dönülemez bir yola girecek, Cumhuriyet’in tüm emeği ziyan edilmeye başlanacak, Kore Savaşı’na gereksiz yere asker gönderecektir.
II.Dünya Savaşı yıllarında savaştan kaçınabilmek uğruna Almanlar’a el altından yardım yapılmak zorunda kalınmış, bu yükü finanse etmek üzere gayrımüslimlere Varlık Vergisi çıkarılmış, ödeyemecekleri kadar yüksek vergiler yüklenmiştir. Gayrımüslimler, evet, Osmanlı döneminde hiç vergi vermemiş ve ayrıcaklı yaşamışlardı ama tüm varlıklarını kaybetmeleri veya ödeyemeyenlerin kamplara gönderilmesi filan şart mıydı tartışılır. Almanlar’ın Türkiye’yi de işgal etmeyi planladıklarını biliyoruz. Belki İnönü bu sert hamlelerle Almanlar’ın gözünü boyayıp zaman kazandı, bilemem. Sonuçta savaşa girmedik, fakat ülkede ticaret ve sanayi uzmanlığına sahip bir kitleyi kaybetmiş olduk. Varlık Vergisi’ni ödemek için varını yoğunu satanlar, sonrasında Türkiye’yi terkettiler. Onları fabrikaları, malları teknik bilgisi olmayan kişilerin eline düştü. II.Dünya Savaşı’nda istifçilik, karaborsacılık vs yapan fırsatçılar arsızca zenginleşti.
Savaştan galip çıkan Rusya’da bir kısım Gürcü, hızını alamayarak Türkiye’den toprak etmeye başladı. Gürcistan’ın güneyinde kalan Artvin, Gümüşhane, Trabzon, Giresun ve birçok bölgenin Türkiye’den alınarak Gürcistan’a, haliyle Rusya’ya katılması gerektiğini savundular. Rusya’nın bu saldırgan tutumu, “denize düşen yılana sarılır” misali, Türkiye’nin Amerika’ya daha da fazla yanaşmasına yolaçtı.


Kaynakça:
. https://www.nationalww2museum.org/students-teachers/student-resources/research-starters/research-starters-worldwide-deaths-world-war
. https://www.secondworldwarhistory.com/world-war-2-statistics.php
. Bir çocuğun gözünden savaş yıllarında İstanbul, Erdem Yücel, 22 Şubat 2023, https://www.istdergi.com/tarih-belge/bir-cocugun-gozunden-savas-yillarinda-istanbul
. İkinci Dünya Savaşı yıllarında İzmir'de beslenme sorunu, Erdoğan Öztürk, https://ataturkilkeleri.deu.edu.tr/pdf/cilt4sayi11/cilt4_sayi11_erdogan_ozturk.pdf
. Girmediğimiz savaşta binlerce Türk şehit, Cengiz Özkarabekir, 19 Haziran 2020, https://www.istdergi.com/tarih-belge/girmedigimiz-savasta-binlerce-turk-sehit
. Onuncu Yıl Marşı Takıntısı ve İsmet İnönü Alerjisi, Prof.Dr.Kemal Arı, 29/03/2014, https://www.politikadergisi.com/konuk-yazar/onuncu-yil-marsi-takintisi-ve-ismet-inonu-alerjisi
. II.Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'nin tarafsızlığı, İsmet İnönü, II.Cumhurbaşkanı, https://www.ismetinonu.org.tr/ikinci-dunya-savasi-surecinde-turkiyenin-tarafsizligi-ismet-inonu-1948/
. https://theweek.com/63573/ve-day-how-world-war-2-ended
. Türkün Sesi, Cumhuriyet, 22 Aralık 1945
İlk yorum yapan siz olun