Son güncelleme tarihi 27/05/2026
Mondros Mütarekesi üzerine İngilizler İstanbul’a ayak basınca, Türkiye’de amansız bir “insan avı” başlatıldı. İngiliz polisi, bazı yerli muhbirlerle el ele verdiler. Birçok kimse sorgusuz sualsiz yakalandı. Bunların çoğu “Bekirağa Bölüğü” denen uğursuz cezaevine tıkıldı. Bir süre sonra tutuklananların bir bölümü İngilizler tarafından Malta Adası’na sürüldü. İngilizler bu sürgünleri “savaş suçluları” sayıp yargılatmak niyetindeydi.
Damat Ferit hükümeti, Askeri Mahkeme’de temyizi kaldırmıştı. Milli Mücadele’nin TBMM’yi ilan ettiği 23 Nisan 1920’de Damat Ferit misilleme olarak Divan-ı Harb-i Örfi’nin kapsamını genişletti, Ermeni tehcirinin yanısıra başka suçları da mahkeme kapsamına soktu. Aynı mahkemede, Kürt Mustafa Paşa’nın iftirayla, savunma şansı vermeden, usulsüz şekilde idama mahkum ettiği sayısız kurbanının arasında, Zor Mutasarrıflığı yapmış olan Zeki Bey, Urfa Mutasarrıflığı’nda bulunmuş Nusret Bey, Erzincanlı Hafız Abdullah, Ebubekir Hâzim Bey ve Dramalı Rıza Bey de yer alır. Verilen kürek cezaları veya sürgünler saymakla bitmez. Sonraki hükümet devrinde temyiz hakkı kabul edilip bazı davaların haksız sonuçlandığı ortaya çıktıysa bile, ölen bir insanı mezardan çıkarıp canlandırmak mümkün olmuyordu. Nemrut Mustafa Paşa sonrasında yargılanmış, hapse mahkum edilmiş, üç ay bile hapis yatmamış, Vahdettin tarafından affedilmiş ve yurtdışına kaçmıştır. Bölücüğü resmen kanıtlanan, dönemin başka ünlü şahıslarıyla akrabalık ilişkisi olduğu kaynaklarda yazılmaktadır. Kurtuluş Savaşı’nı desteklediği (!) iddia edilen Osmanlı saltanatının marifetleri kitaplara sığmıyor.
1919–1920 yıllarında tutuklamalar, sürgüne yollamalar devam etti. Sürülenlerin birçoğu Türkiye’nin ileri gelenleriydi. İçlerinde sadrazamlık, meclis başkanlığı, şeyhülislamlık, nazırlık, mebusluk yapmış devlet adamlar, gazeteciler, yazarlar, valiler vardı. Mustafa Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa, İsmet Bey (İnönü) gibi Kurtuluş Savaşı’nın önderleri de kara listeye alındı, yakalanıp sürülmek istendi ama yakalanmadılar.
İşgale karşı yapılan İstanbul mitingleri sırasında halkın Bekirağa Bölüğü’nün kapılarına kadar dayanması nedeniyle mahkumlar buradan alınarak Malta’ya sürüldü. Toplam 147 Türk, Malta’ya gönderildi.
İtilaf devletleri imparatorluğun başkentini ele geçirmiştir. Mustafa Kemal Paşa daha fazla hareket imkanı olan Anadolu’ya geçmek ister, bu isteğini arkadaşı General Kazım (İnanç)’a iletir, “Anadolu’ya gitmem için bir yol bul” der. General Kazım, Harbiye Nazırı’na ulaşabilmektedir, süregelen isyanların bastırılması için doğu bölgelerinde bir müfettişlik kurulmasını önerir, Nazır teklifi kabul eder. 29 Nisan 1919’da “Türkler’in Rumlar’a yaptığı baskıyı yerinde incelemek ve önlemek üzere” Mustafa Kemal Paşa’nın Karadeniz bölgesine müfettiş olarak gönderilmesine karar verilir. Paşa 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne atanır, görevi, halkın elindeki silahları toplamak ve “Kuvayi Milliye’yi bertaraf etmektir.” (başlatmak değil).
Kaynakça:
. Malta Sürgünleri, Bilal N.Şimşir, 18 Şubat 2021, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/247/Malta_S%C3%BCrg%C3%BCnleri
. Nemrut Mustafa Paşa, 23 Şubat 2021, Feridun Ata, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/460/Nemrut_Mustafa_Pa%C5%9Fa
. Nemrut Mustafa Paşa yargısı, Av. Hüseyin Özbek, 10.12.2018, https://avim.org.tr/tr/Bulten/NEMRUT-MUSTAFA-PASA-YARGISI
. İki Devrin Perde Arkası-Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Hüsamettin Ertürk, Samih Nafiz Tansu, İlgi Kültür Sanat, İstanbul 2016 s.359
. Muhittin Birgen, Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadele, Zeki Arıkan, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/20682
İlk yorum yapan siz olun