
XIX. yüzyılın sonlarına doğru sömürgecilik mücadelesine girişen İtalya, bu konuda birçok Avrupa devletine göre geç kalmıştı. Mısır’ın İngiltere, Cezayir ve Tunus’un Fransa tarafından ele geçirilmesinden sonra İtalyanlar, Kuzey Afrika’daki son Osmanlı toprağı olan Trablusgarp’a gözlerini diktiler. Trablusgarp kısmen Libya topraklarına denk düşer. 1911-1912 Osmanlı-İtalyan Harbi (Trablusgarp Savaşı) olarak adlandırdığımız bu savaş, 29 Eylül 1911 tarihinde başlamıştır.
Osmanlı, yeteri kadar ilgi gösteremediği Trablusgarp üzerinde ciddi bir hazırlık yapamamıştı. İşgalden sonra da karayolu üzerinden asker ve mühimmat göndermesi mümkün değildi. Trablusgarp Vali Vekili Miralay Neşet Bey, içinde bulunduğu bu mahrumiyet ve yokluğa rağmen kısıtlı imkânlarla savunma yaptı.
Birçok Osmanlı subayı (ve Mustafa Kemal) yerel halkla birlikle mücadele etmek için çeşitli yollardan gizlice Trablusgarp’a gittiler.
6 Ekim 1911’de Trablusgarp kenti, 4 Ekim 1911’de Tobruk ve 8 Ekim’de Derne işgali başlar, 13 Ekim’de Derne, Homs ve Bingazi İtalyanlar tarafından ele geçirilir. Trablusgarp’ta halk ve Osmanlı ordusu kahramanca savunma örneği sergiler, bazı şehirler geri alınır, İtalya beklemediği bu direniş karşısında yeni bir taktik denemek zorunda kalır.

İtalya, Osmanlı Devleti nezdinde siyasi baskı unsuru oluşturarak antlaşma zemini hazırlamak için savaşı Akdeniz’e yayar. Akabe Körfezi, Muha limanı ve Beyrut limanını bombalar. Akdeniz’le de yetinmeyerek cepheyi Çanakkale’ye taşır. 18 Nisan 1912’de Çanakkale Boğazı’na taarruz edip donanma gemileriyle kıyılara bomba yağdırınca Osmanlı, boğazı geçişlere tamamen kapattı. İtalyan donanması, Boğazlar’ın kapatılması üzerine hedef değiştirerek Rodos’u ve Ege’deki 12 adayı ele geçirdi. İtalyan donanmasının Çanakkale’den çekilerek Rodos’a konuşlanması ve Avrupa ülkelerinin baskıları sonucunda 10 Mayıs’ta Boğazlar tekrar gemi trafiğine açıldı. Temmuz 1912’de İtalyanlar yeniden Çanakkale’ye saldırdı.
Osmanlı ordusu düşman hazırlığını büyük bir ustalıkla tesbit etti ve püskürttü. Çanakkale’de olası yeni tehditlere karşı telefon ve telgraf hatlarının geliştirilmesi, projektörlerin arttırılması ve bölgenin askeri yasak bölge ilan edilmesi başta olmak üzere çeşitli önlemler alınmıştır. İsabetli de olmuştur, çünkü 1912 Çanakkale’nin saldırıya uğradığı tek yıl olmayacaktı.
1911-1912’de İtalyanlar’a karşı Çanakkale ve Trablusgarp’ta kazanılan başarılara rağmen, Balkan Harbi’nin çıkması üzerine Osmanlı Trablus’tan çekilerek askeri gücü Balkanlar’a sevketmek zorunda kaldı. Trablusgarp’ta barış yapılmasına karar verildi. 18 Ekim 1912 tarihinde Uşi Antlaşması imzalandı. İsviçre’nin Lozan kentindeki Ouchy kasabasında imzalanan anlaşmayla Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakılır, böylece Osmanlı Devleti Afrika’daki tüm topraklarını kaybeder.
Anlaşmayla 12 ada ve Rodos, Balkan savaşları süresince geçici olarak İtalya’ya verildi, fakat İtalya adaları tahliye etmedi. 1919’dan itibaren adaların Yunanistan’a verilmesi yönünde yoğun ABD baskısı, sonrasında İngiliz baskısına rağmen İtalya adalarda kaldı. 1943’te II.Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası safındaki İtalya kayıtsız şartsız teslim oldu. Adalar İngiliz hakimiyetine geçti. 1947’de yapılan anlaşmalarla 12 ada (Dodekanes), Rodos ve Meis Yunanistan’a devredildi.
Savaştan önce Paris Ataşemiliteri iken Trablusgarp cephesine katılan Ali Fethi Bey (Okyar), hatıratında Trablusgarp Savaşı’nı şöyle özetlemiştir:
“Eğer, Trablusgarp’a, o toprakları Vatanından bir parça saymanın şuuru içinde koşanların rahatça destan denilebilecek yiğitliklerini Dünyaya anlatabilmek mümkün olsa idi, Türklüğe ait çok şeyin bir daha geri dönmemek üzere yitirildiği zannının hakim olduğu o günlerde, sanırım ki, kahramanlık ve mertlik aşığı dünyanın gözünde, itibarımız yerini almakla kalmaz, hayranlık uyandırırdık.”

Kaynakça:
. https://turkkonseyi.net/trablusgarp-savasi/
. Trablusgarp Savaşı’nın Çanakkale Savunmasına Etkisi, Dr.Barış Borlat, 07.03.2023, https://www.canakkalecephesi.com/index.php/2023/03/07/trablusgarp-savasinin-canakkale-savunmasina-etkisi/
. Rodos ve 12 adanın Türk hakimiyetinden çıkışı, Şerafettin Turan, Belleten Dergisi, Ocak 1965, Cilt 29 - Sayı 113 s.77-119, Türk Tarih Kurumu, https://belleten.gov.tr/tam-metin/3215/tur
. 12 Adalar Elimizden Nasıl Çıktı?, Sermet Atacanlı -Emekli Büyükelçi – Aralık 2019, https://www.ismetinonu.org.tr/12-adalar-elimizden-nasil-cikti/
. Katıldığı Yönettiği Savaşlar, https://ataturk.org.au/ataturk-2/ataturkun-hayati/ataturkun-bizzat-katilmis-ve-yonetmis-oldugu-savaslar/
İlk yorum yapan siz olun