Son güncelleme tarihi 25/03/2026

1960’larda sessiz bir balıkçı köyü olan Aliağa ve çevresinin kaderi 1973-1977 yıllarını kapsayan TC. Devleti’nin Beş Yıllık Kalkınma Planı ile değişti. Aliağa sanayi bölgesi ilan edildi. TÜPRAŞ Petrol Rafinerisi ve PETKİM Petrokimya Tesisi gibi dev işletmeler kuruldu. Aliağa gemi söküm tesisleri, 1975 yılında İzmir’in Aliağa ilçesindeki Nemrut Koyu’nda demir-çelik fabrikalarına hurda demir temin etmek amacıyla kurulmuştur. Çandarlı Körfezi’ndeki Aliağa Limanı’na komşudur. Yaklaşık 500 dönüm arazi üzerinde 22 adet gemi söküm tesisi ve hurdalıklar yer alır. Türkiye’nin tek gemi söküm bölgesidir.
Dünyada yaklaşık 90.000 gemi mevcuttur ve bir geminin ortalama ömrü 20-25 yıldır. Her yıl hurdaya ayrılan büyük gemilerin ortalama sayısı 500-700 civarında. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ya göre, dünyada gemi söküm işlemlerin yüzde doksanı Bangladeş, Çin, Hindistan, Pakistan ve Türkiye’de yapılıyor. Türkiye’de iş gücü ve çevre düzenlemelerine uyum maliyeti çok daha düşük olduğundan tüm dünya hurdaya çıkan gemileri Aliağa’ya yolluyor.
Petrol ve gaz sektöründe kullanılan gemilerde bulunan çeliğin cıva ve NORM’la (Doğal oluşumlu radyoaktif maddeler) bulaşma ihtimali yüksektir. Bu maddeler, petrolde bulunan ve çelikle maruz kalma sürelerine bağlı olarak çeliği kirleten doğal olarak oluşan radyoaktif maddelerdir.
2020 yılında Avrupa’daki hurda gemilerin yüzde 85’i Türkiye’de sökülmüş. Ortalama büyüklükteki bir gemi 7 tona kadar asbest içeriyor.
Asbest nedir, neden tehlikelidir?
Asbestin her türü en üst seviyede kanserojendir. Solunum yolu ile akciğerlerde biriken, atılamayan lifsi bir tozdur. DNA’ya hasar verir. Maruziyetten 40 yıl sonra bile kansere sebep olabilir. Akciğer kanseri dışında, mezotelyoma (akciğer zarı ve karın zarı kanseri), yemek borusu, soluk borusu, mide, kolon, yumurtalık kanseri ve asbestoza neden olmaktadır. Asbeste maruz kalacak kişilerin zorunlu eğitimden geçmesi ve gerekli koruma önlemlerini alması şarttır. Asbest, kıyafetle taşınarak yayılabilir.
Asbest, yangın önleyici, ısı yalıtımı sağlayan son derece etkili bir maddedir. 1960-1980’ler arası konutlar için “mucize malzeme, modernliğin ifadesi” şeklinde lanse edildi, çatılarda, yalıtımda, baca ve borularda, filtrelerde, aklınıza gelebilecek her yerde ama her yerde kullanıldı. Zararları bilinmiyordu. Asbestli borular, ondülinler peynir ekmek gibi satıldı. Ne kadar yaygın kullanıldığını anlamak için 1961, 1966 ve 1978 tarihli gazete ilanlarına bakmamız yeterli.


Asbest gemi endüstrisinde bolca kullanıldı. Gemi sökümü dendiğinde “asbest var mı yok mu?” diye değil, “kaç yüz ton asbest var?” diye düşünmeliyiz. Gemiler kesinlikle denizde değil, kuru havuzda sökülmeli, çünkü doğaya karışan asbest, zehirli maddeler, ağır metaller, madeni yağlar ve petrol türevleri deniz yaşamını bitirir ve kilometrelerce öteye yayılır.
Asbest kullanımı dünya genelinde 2002 yılı Temmuz ayında yasaklansa da, halen gemilerin %65’inde, yeni inşa edilenlerin de yarısında asbest olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de ise 2010 sonunda yasaklanmasına rağmen yasağa uyulmuyor ve denetim yapılmıyor.
Ancak asbest tek tehlike değil. Büyük miktarlarda kanserojen ve zehirli maddeler (PCB’ler, PVC’ler, PAH’lar, TBT, civa, kurşun, izosiyanatlar, sülfürik asit) ile kurşun, civa gibi ağır metaller çalışanları etkilemekle kalmaz, denize, havaya ve toprağa karışır. Tersanelerin çoğunda kirliliği önleyecek atık yönetim sistemleri veya tesisleri bulunmaz. Aliağa’da son 15 yılda 2200’den fazla gemi söküldü. Bu da 15 milyon gross ton atık demek. Atıklar geçici olarak Aliağa’da tesis gerisinde tutuluyor, sonra özel sektöre ait Manisa-Kula’daki 7 hektar genişliğindeki katı atık bertaraf tesisine ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait (77 hektar) katı atık bertaraf tesislerine. Her ne kadar aksi iddia edilse de, açık arazide tutulan atıklardan zararlı kimyasallar toprağa ve yeraltı sularına karışıyor, tarım alanları zarar görüyor.
“Benim çalıştığım tesiste asbest gibi geri dönüşüme gitmeyecek olan toz artıklar kepçenin denizin dibinde açtığı çukura gömülürdü.”
“Asbesti, borulara sarılı koruyucu kumaş sanıyorduk. 2011’den 2023’e kadar çalıştım. Maske ya da gözlük iki yıldır veriliyordu, o da ayda bir tane. Denetim geleceği zaman gemiler süslenirdi, üstü örtülürdü. Asıl tehlikeyi kimse görmezdi.”
İyi niyetli bir çaba olarak başlayan gemi söküm sektörü, hem çevre kirliliği hem işçi güvenliği ve sağlığı konusunda berbat bir sicile sahip. Yaralanmalar ve kullanılan zehirli/kanserojen maddelere bağlı meslek hastalıkları nedeniyle “dünyadaki en tehlikeli işlerden biri” olarak tanımlanıyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Aliağa ilçesinde 2013 yılından 2022’nin Temmuz ayına kadar en az 97 işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini bildirdi. Bu sayı Türkiye’de resmi olarak açıklanan işçi ölüm oranının 30 katına denk geliyor. İSİG’e göre ölen işçilerin sadece sekizi sendikalı, 89’u ise sendikasızdı.
Aliağa gemi söküm tesislerindeki özellikle eski gemilerin kazan ve makine dairelerinde yoğun miktarda asbest bulunuyor. Asbest Söküm Uzmanları Derneği (ASUD) Başkanı Mehmet Şeyhmus Ensari, gemilerdeki asbestin uluslararası normlarda temizlenmediğini, çalışma koşulları, işçilere sağlanan ekipman ve eğitimlerin çok eksik olduğunu, denetimin ise yok denecek kadar az olduğunu belirtiyor. Önlem alınmadan yapılan sökümlerde çalışanlar zarar gördüğü gibi, zehirli maddeler rüzgar ve deniz yoluyla kilometrelerce yayılıyor.
“Dokuz senede en az 97 işçi Aliağa’da çalışırken hayatını kaybetti. Bu sayı Türkiye’de resmi olarak açıklanan işçi ölüm oranının 30 katına denk geliyor.”
Aliağa’da gemilerin içerdiği maddelerin yanında iş güvenliği de ayrı bir sorun. Tersaneler en kısa sürede gemileri sökmek için gerekli önlemleri almadan işçileri iş başına yolluyor. “Götürü usülü çalışıyoruz. Normalde 7-8 ayda bitecek işi 4-5 ayda bitirmek için anlaşılıyor. Her gün iki kat fazla çalışıyorsun. Daha yorgun, daha dikkatsiz oluyorsun.” Başka bir işçi şöyle anlatıyor: “Binlerce tonluk kimyasal çıkar, 500 kilo yazılır. İşçiler karanlık basana kadar çalıştırılır…”
Patronların malzemeleri yenilemediğini söyleyen bir işçi, şöyle devam ediyor: “Malzemelerin kötü durumda olduğunu biliyorlar. Söylediğimizde de ‘Gidin gemiden ne lazımsa alın’ diyorlar. Yani yine eski, çürük malzemeye yönlendiriyorlar.” Avukat Leyla Bilgen “Oradaki çalışma şartlarıyla ilgili SGK’ya yaptığımız bildirimlerden sonra tesiste bir denetleme yapılmıştı.” diyor. “Ama firmalar nasıl oluyorsa bu denetlemeyi önceden haber aldığı için denetleme öncesi tesis temizlenmiş. İşçilere eldiven, maske ve koruyucu ekipman vermişler.”
“Ağır işkolunda gösterilmediğimiz için yıpranma payımız ve erken emeklilik hakkımız da gasp ediliyor.”
SLOUG Yangını
Sloug, Libya’da uzun yıllar boyunca kimyasal atık depolamak için kullanılan, 1973 yapımı, “zehir gemisi” lakaplı bir petrol tankeriydi. 6000 ton zehirli atık ve mazot taşıdığı tahmin ediliyordu. Mısır’da çevrecilerin protestoları nedeniyle sökülemedi, Aliağa’ya getirildi. İki sene boyunca Şimşekler tersanesinde sökülmek üzere bekletilen gemide 3 Temmuz 2025’te yangın çıktı. Geminin mazot yüklü olduğu bilinmesine rağmen kesim işlemi yapıldığı, çıkan kıvılcımın yangını tetiklediği anlaşıldı. İtfaiye mazot yangınına suyla müdahale etti. Kimyasal maddelerden muhtemelen hiç haberleri yoktu. Sloug’un 2021 yılında Libya’daki sökümü sırasında da kaza olmuş, kopan zincirin savrulması sonucu güvertede çalışan üç teknisyen hayatını kaybetmişti.
HMS Bristol
İngiltere Kraliyet Donanması’na ait destroyer gemisi HMS Bristol, 3 Temmuz 2025’te Aliağa’ya ulaştı. Gemi, hepsi deniz yaşamına zararlı yüzlerce asbestli parça, 283 kg kurşun bazlı boya, 263.5 kg zehirli tribütiltin (yasaklı dip boyası), organotin kaplamalar, ozon delici gazlar, poliklorlu bifeniller (PCB) içeriyordu. BBC’nin haberine göre, genelde İngiliz donanma gemilerini söken Leyal gemi söküm tesisinde çalışan iki işçi, HMS Bristol’un işlemleri sırasında zararlı maddelere maruz kalarak rahatsızlandı. İzmir Yaşam Alanları Platformu, Türkiye’nin imzacısı olduğu Basel Anlaşması gereği bu tür gemilerin ‘tehlikeli atık’ kapsamında değerlendirilmesi ve ithalatının devlet iznine tabi olması gerektiğini vurguladı.
İngiliz HMS Bristol ve HMS Monmouth fırkateynlerinin ardından, 2025 yılı yaz aylarında yedi eski Alman füze devriye botu da Aliağa’ya getirildi.
“Savaş gemileri, görevleri ve inşa edilme şekilleri nedeniyle diğer gemilerden daha fazla tehlikeli madde barındırıyor. Ticari gemilerde 10 tona kadar kullanılan asbest, askeri gemilerde 900 tona çıkabilir.”
Raymond Croze
“Raymond Croze” isimli France Telekom’a ait bir kablo döşeme gemisi, söküm işlemleri için 28 Aralık 2023’te Aliağa’ya geldi. Geminin tehlikeli madde envanteri raporunda 50 ila 100 ton arasında asbest bulunduğu yazıyordu. Beş bin m²’den fazla alanda asbestli boya olma ihtimali olmasına karşın, tehlikeli madde envanter raporunda (IHM) boya numunesi alınmamıştı. İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Aykut Aydemir, “Gemi sökümüne izin vermeyeceğiz” dedi. Hurdayı satın alan Anadolu Gemi Söküm A.Ş. (AGS) firması gemide 100 ton asbest olduğu iddialarını reddetti.
Aliağa’daki kötü çalışma koşulları nedeniyle işçiler 2022 yılı Şubat ayında 11 gün iş durdurdu.
Nae São Paulo Vakası
30 Mayıs 2022’de sivil toplum örgütlerinin uyarılarına rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, başta asbest olmak üzere tehlikeli atıklar içeren Brezilya’nın en büyük uçak gemisi Nae São Paulo’nun sökümüne onay verdi. STK’lar gemide 600-900 TON arasında asbest bulunduğunu söylerken, Bakan Murat Kurum, “Sadece 9.6 ton, endişelenecek bir şey yok.” diyerek milleti salak yerine koydu. Çevreciler kanmayıp sağlam yaygara koparınca Eylül ayında geminin söküm izni iptal edildi.
Fakat zavallı doğamızın kurtulduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Nae São Paulo, Brezilya sularına geri döndü. Brezilya donanması da zehirli gemiye yanaşma izni vermeyince altı ay boyunca açık denizde dolanmak zorunda kaldı. Donanma gemileri São Paulo’yu 200 denizmili açığa sürerek batırmayı denedi, nihayet su alan gemi kendiliğinden battı.
Gemide Kurum’un iddia ettiği gibi 9.6 ton değil, 760 TON asbest, 300 TON çok zehirli poliklorlu bifeniller (PCB) ve yüzlerce kilo kurşunlu boya bulunduğu ortaya çıktı. Hepsi denize karıştı.
İtalyan savaş gemileri ve denizaltılar
İtalyan Deniz Kuvvetleri’ne ait hepsi hurda iki devriye gemisi, iki firkateyn ve üç denizaltı, 2023 ve Nisan 2024’te söküm için Ege Çelik’e geldi. Firma, gemilerin tehlikeli madde envanter raporlarını (IHM) kamuoyuyla paylaşmadan söküme başladı. 16 Nisan 2024’te İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu tarafından yapılan basın açıklamasında, “Gemilerin yapım yılı, teknolojisi ve kullanım alanları gözönüne alındığında asbest ve radyoaktivite dahil olmak üzere önemli miktarda tehlikeli ve zararlı atık içerme ihtimali bulunuyor.” uyarısı yapılmıştı.
Bunca vakaya kaza denebilir mi?
11 Ocak 2026’da Blade gemi söküm alanında Discoverer Americas gemisinde çalışan bir işçi, kopan vinç kancasının üzerine düşmesi sonucu can verdi.
13 Ekim 2025’te Temurtaşlar tersanesinde Dolphin Leader gemisini sökmekte olan işçi, geniş gövde parçasının üzerine düşmesi yüzünden hayatını kaybetti.
2 Ekim 2025’te Ekim ayında İzmir Mavi Denizcilik tersanesinde bir işçi, keresteleri sökmek üzere geminin kaptan köşküne çıkmaya çalışırken dengesini kaybetti, metrelerce yükseklikten düşerek hayatını kaybetti. Ambulans 45 dakika sonra geldi.
31 Ocak 2024’te Işıksan tersanesinde Bideford Dolphin isimli eski petrol tankerini söken bir işçi, zehirli gaza maruz kalarak hayatını kaybetti. Onu kurtarmaya çalışan mesai arkadaşları hastanelik oldu. Vefat eden işçinin koruyucu ekipmanı yoktu.
Belçika merkezli Gemi Söküm Platformu isimli STK’nın kayıtlarına göre, 3 Ekim 2020’de Işıksan tersanesinde bir işçi ensesine demir parmaklık düşmesi üzerine hayatını kaybetti. 4 Şubat’ta Şimşekler tersanesinde bir işçi, çelik levhanın çarpması sonucu öldü. 10 Haziran 2022’de aynı tersanede gemideki yakıt tankının kesimi sırasında yakıtın üzerine dökülmesi sonucu yanan işçi yaşamını yitirdi. Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlunun ortak olduğu iddia edilen Şimşekler tersanesi, bu ölümlü kazaların ardından AB sertifikasını kaybetti. Şimşekler tersanesi ile Yıldırım ailesinin madde kaçakçılığında da adı geçiyordu. Şimşekler tersanesinin sahibi, Gemisander’in başkanıydı.
Aliağa’da dokuz senede en az 97 işçi hayatını kaybetti.
12 Temmuz 2021’de Metaş’taki Carnival Corporation gemisinde çalışan iki işçi alevlerin ortasında kaldı. İşçilerden biri olay yerinde vefat ederken, diğer işçi üç gün sonra hastanede yaşamını yitirdi. Carnival Corporation, AB uyumlu Ege Çelik tarafından satın alınmış ama tersane yetersizliği nedeniyle AB uyumu olmayan alt kuruluşu Metaş’a devredilmişti. Egeçelik Mart 2025’te AB onayını kaybetti.
Haziran 2022’de Kılıçlar tersanesinde parçalanan “Gökhan Han” adlı gemide işçilerin çıplak elle, maske dahi kullanmadan asbest söktükleri tesbit edildi. Asbest Söküm Uzmanları Derneği ve Ege İşçi Birliği, Kılıçlar Gemi Söküm’de işin derhal durdurulmasını ve tüm işçilerin sağlık kontrolünden geçmesini talep etti.
6 Ağustos 2013’te Aliağa’ya sökülmek üzere getirilen Pacific Princess adlı kruvaziyer gemisinde iki işçi gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti. Geminin Aliağa’ya getirilişi sırasında fırtınada hasar gördüğü ve makine dairesine su aldığı belirtildi.

Önceki yıllarda Otopan, Kuito ve Ethan gemilerinin tehlikeli madde envanter raporlarındaki usulsüzlükler tartışmalara neden olmuştu. 2006’da Hollanda’dan Türkiye’ye gönderilen Otopan’da resmi olarak bildirilenin 77,4 katı asbest çıktı. Gemi Hollanda’ya geri gönderilip fazla asbesti temizlendi, 2008’de yeniden Aliağa’ya gönderilip Şimşekler’de söküldü. Zehirli ve asbestli atık bulundurduğu için hiç bir Avrupa ülkesinin kabul etmediği ‘Methania’ isimli gemi, adı ‘Ethan’ olarak değiştirilip Ege Çelik tersanesinde söküldü. 2015 yılında atık raporu kamuoyuyla paylaşılmayan, sökülmesi aleyhine açılan davanın sonucu beklenmeden söküme başlanan Kuito gemisini unutmayalım. Altı ay sonra mahkeme, ‘sökümü tehlikelidir’ yönünde hüküm vermişti.

Türkiye demir-çelik endüstrisinin %40’ı İzmir’de yer alıyor. Tüm tehlikeli atıkların %25’i İzmir’de üretiliyor.
Aliağa’daki çevre sorunu kritik boyutu aştı
Gemi Söküm Platformu raporuna göre, Türkiye’deki demir-çelik endüstrisinin %40’ı İzmir’de yer almakta ve faaliyet göstermektedir. Bu durum gemi geri dönüşüm faaliyetlerinin konumuyla bağlantılıdır. İzmir Bölge Planı’nda gemi geri dönüşüm ve hurdadan çelik üretimi ildeki en kirletici faaliyetler olarak listelenmiştir. Türkiye’deki tüm tehlikeli atıkların %25’i İzmir’de üretilmektedir. Çelik endüstrisi, Türkiye’de havaya en fazla kalıcı organik kirletici salan sektördür.
İzmir’deki altı demir-çelik tesisinden çıkan yıllık 470.580 ton cüruf, Türkiye’deki tüm tesisler için ulusal toplamın %10,5’ini oluşturmaktadır. İzmir’deki cüruf atıklarının %47’si düzensiz depolanmaktadır.
Çelik fabrikaları, cürufun yanı sıra önemli miktarlarda ağır metal içeren ve dolayısıyla tehlikeli madde kategorisine giren baca tozu da üretmektedir. Baca tozu tehlikeli atık sayılmakta ve ilde arıtma için özel bir tesis bulunmadığından fabrikalarda depolanmaktadır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Prof. Gökdeniz Neşer, Aliağa ve çevresindeki su, hava ve toprak kirliliğinin “tek bir endüstriye ya da faaliyete” mal edilmesinin zor olduğunun altını çiziyor. Aliağa’da iki liman, bir LNG terminali, bir termik santral, büyük bir rafineri, altı tane demir-çelik tesisi ve sayısız hurdalık bulunuyor.
İzgazete kirliliğin Foça’yı da etkilediğini yazmış: “Aliağa’daki sanayi kuruluşlarından yayılan kirliliğe dikkat çekmek için çeşitli eylemler düzenleyen FOÇEP (Foça Çevre ve Kültür Platformu), 12 yıldan beri diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte demir-çelik tesislerinin Foça’daki cüruf depolama tesisinin kapatılması için mücadele ediyor. Büyük cüruf dağları yüzünden yangınlara yol açan tesis, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2021 yılı Ekim ayında kapatıldı. Buna karşın, HABAŞ ve Ekovar şirketleri Aliağa’nın Şehit Kemal köyünde yedi ilden getirilecek cürufun depolanacağı yeni bir tesis açmak için ÇED başvurusunda bulundu.” Plana göre Çakmaklı mahallesinde 123 dönümlük ormanlık alan yok edilecek.
Peki, Ekovar’ı nereden tanıyoruz? Ekovar, cüruf tesisinin kapatılmasından birkaç sene sonra 2024’te binlerce ton nükleer atık içeren Gaziemir kurşun fabrikası sahasını kendi satın alıp kendi temizlemeye girişecek, temizleme yöntemini “ticari sır” diye gizleyecek, aynı sene içinde konkordato ilan edecekti. Gaziemir’den kepçelerle kaçak taşınan radyasyonlu ve zehirli atıkların bir kısmının nereye atıldığı tesbit edilememişti. Acaba acaba…
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanlığı’nın bitki ve toprak analizleri yaparak ortak hazırladığı Aliağa Çevre Kirliliği Sonuç Raporu’nda, ilçede arsenik ve ağır metal dahil birçok maddede sınır değerlerinin aşıldığı belirtildi. Raporun sadece özeti kamuoyuna verildi.
31 Ağustos 2021 Milliyet gazetesi haberine göre ASTA ve Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP)’in ortak çalışmasıyla Aliağa’daki 55 tane sokakta Temmuz-Ağustos aylarında yol kenarından rastgele toplanan toz örnekleri incelendi. Asbest uzmanları tersane bitişiğindeki bir sokakta zararlı asbest lifleri tesbit etti. Asbest ve Tehlikeli Atıklar Derneği (ASTA) Başkanı Cafer Fidan, “Tersaneden numune alınması durumunda daha vahim bir tablo çıkacaktır.” dedi.
Gemi söküm bölgesinde 22 tesisin yanında, 20’den fazla kaçak gemi söküm tesisi olduğu söyleniyor.
Yayılan zehir miktarı kafi gelmemiş ki, Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) 2025 sonbaharında kapasite artışı için başvuruda bulunmuş.
Sivil toplum AB’den yardım istemek zorunda kaldı
31 Aralık 2018 tarihinden itibaren yürürlüğe giren yönetmeliğe göre, AB bayrağı taşıyan gemiler yalnızca AB onaylı gemi geri dönüşüm tesislerinde sökülebiliyor. Avrupa Çevre Ajansı, zaman zaman Aliağa gemi söküm sahalarını ziyaret ederek buradaki AB onaylı şirketlerin uyumluluğunu denetliyor, şirketler sıklıkla AB sertifikasını kaybediyor. Gemi Söküm Platformu’na göre Avrupa Çevre Ajansı denetimlerde fazla sıkı davranmıyor, çünkü aksi halde Aliağa’da Avrupa’nın zehirli gemilerini sökecek firma kalmayabilir.
2024 Kasım ayında ve tekrar 2026’da Türkiye’deki STK’lar Avrupa Komisyonu’na başvurarak Aliağa’daki olağanüstü kirlilik ve yönetim hatalarına dikkat çekti; Türk yetkililer gerekli önlemleri alana kadar, Aliağa gemi söküm tesislerinin AB uyumluluğunun iptal edilmesini talep ettiler. AB Komisyonu istişare süreci başlattı.
Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde düzelme umudu var mı?
2025 yılında söküm firmalarının araziyi kiraladıkları TOKİ’yle 20 yıllık sözleşmeleri sona erdi. 500 dönümlük araziyi (700 ?) KDV hariç 10 küsur milyar liraya (221.3 milyon Euro) Aliağa Belediyesi’nin şirketi APAŞ satın aldı. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Belediye Meclisi 2025 yılı Mayıs ayı olağan toplantısında gemi söküm tesislerinin modernize edilerek şehre yakışır hale getirileceğini ifade etti. Belediye “Satmayı düşünmüyoruz” dese de, araziyi kiralamayacakları, gemi söküm tesislerine yüzde 32 kârla satacakları söylentisi dolaşıyor. Haberdenizde.com sitesindeki yazıda “cezai yaptırım var” başlığı altındaki cümle şüphe uyandırıyor.
Aliağa Belediyesi, 28 Şubat 2025’te fiziken devraldığı Aliağa Gemi Söküm Bölgesi’nde yaptığı ilk denetimlerde 15 BİN TON tehlikeli atığın çevreye zarar verici şekilde depolandığını ve gömüldüğünü açıkladı.
Hatta hurdacılar, Belediye arazisine bile hurda yığmış. Gemi söküm firmaları, kuru havuza geçmemelerinin gerekçesi olarak yer darlığını gösteriyor, araziyi satın alırlarsa gerekli yatırımları yapacaklarını iddia ediyorlar. Fakat benim tahminim araziyi satın almak, bölgeye yaya girişine bile izin vermeyen şirketleri daha kontrolsüz davranmaya teşvik edecektir. Bunca yıldır ısrarla çevre ve insan sağlığını hiçe sayan şirketlere serbesti değil, denetim gerekir.
Arazi satılsa da kiralansa da, çevre ve insan sağlığını korumaya yönelik kanunları çıkarmak, uygunluğunu denetlemek ve gerekli yaptırımları uygulamak belediyenin değil devletin görevi. Gemi geri dönüşümü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından nasılsa “hurdanın geri dönüştürülmesi ve yeniden kazanılması faaliyetinin ilk halkasında yer alan bir sektör”, hani neredeyse yeşil bir sektör olarak tanımlanmış. Ağır sanayi sayılmıyor. Aliağa Gemi Söküm Tesisleri 1993’ten önce inşa edildiğinden manasız şekilde ÇED’den muaf tutuluyor. ÇED muafiyetine karşı Ocak 2025’te EGEÇEP, İzmir Barosu, TMMOB Mimarlar Odası, İzmir Tabip Odası tarafından açılan dava Anayasa Mahkemesi’nde sürüyor.
Aliağa’da tam kapasite çalışan bir devlet hastanesi yok, 2019’da temeli atılan Aliağa Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi 2026’da hala tamamlamadı. Zaten hastalanan işçiler anında kovulduğu için diğerleri hastaneye gitmeye korkuyor, koskoca gemi söküm tesislerinde 1975’ten beri meslek hastalığına resmen kimse yakalanmamış.
Aliağa bir ölüm tuzağı olmaktan çıkacak mı yoksa aynı tas aynı hamam devam mı edecek göreceğiz.
Kaynakça:
. Türk sivil toplum örgütleri, çevresel hasar ve sistematik ihmal nedeniyle Aliağa gemi söküm tesislerinin AB listesinden çıkarılması çağrısını yineledi, 15.03.2026, https://www.isigmeclisi.org/21592-turk-siviltoplum-orgutleri-cevresel-hasar-ve-sistematik-ihmal-nedeniyle-ali
. Gemi Söküm Koordinasyon Grubu: Gemi Söküm tesisleri halk sağlığını tehdit ediyor, 09.10.2025, https://www.izmirtabip.org.tr/gemi-sokum-koordinasyon-grubu-gemi-sokum-tesisleri-halk-sagligini-tehdit-ediyor/
. İzmir'den AB Komisyonu'na açık mektup: Aliağa Gemi Söküm'de tezgah dönüyor!, 18.11.2025, https://www.egedesonsoz.com/izmirden-ab-komisyonuna-acik-mektup-aliaga-gemi-sokumde-tezgah-donuyor
. https://www.haberdenizde.com/denizde-gundem/aliaganin-maliyeti-ortaya-cikti/
. Aliağa'da tersane işçisi: Asbestli elyaflarla elimizi sildik, 12.07.2025, Pelin Ünker, https://www.dw.com/tr/alia%C4%9Fada-tersane-i%C5%9F%C3%A7isi-asbestli-elyaflarla-elimizi-sildik/a-73243210
. İzmir’de 7 yıldır tamamlanamayan hastane: DEÜ Aliağa Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi, 14.03.2026, https://t24.com.tr/gundem/izmirde-7-yildir-tamamlanamayan-hastane-deu-aliaga-mesleki-ve-cevresel-hastaliklar-hastanesi,1306899
. https://www.medyaege.com.tr/aliagada-kacak-gemi-sokum-tesisleri-tehlike-saciyor-217561h.htm
. Aliağa Gemi Söküm tesisleri için kapasite artışı yapılacak, 11.09.2025, https://www.denizhaber.net/aliaga-gemi-sokum-tesisleri-icin-kapasite-artisi-yapilacak-haber-121612.htm
. Where ships and men come to die: Turkey’s hazardous ship-breaking industry, Wouter Massink and Lyse Mauvais, 07.01.2025, https://www.turkeyrecap.com/p/where-ships-and-men-come-to-die-turkeys
. STK Gemi Söküm Platformu Aliağa Raporu, 15.02.2024, https://www.isigmeclisi.org/20974-stk-gemi-sokum-platformu-aliaga-raporu
. İtalyan ölüm gemileri İzmir’de… Aliağa için kırmızı alarm!, 13.04.2024, Metehan Ud, https://www.egedesonsoz.com/italyan-olum-gemileri-izmirde-aliaga-icin-kirmizi-alarm
. Broken Up – Cable Ship Raymond Croze – 28.12.2023, https://maltashipphotos.com/broken-up-cable-ship-raymond-croze-28-12-2023/
. Asbest yüklü Raymond Croze söküm için Aliağa'ya getiriliyor, 25.12.2023, Ramis Sağlam, https://www.evrensel.net/haber/506483/asbest-yuklu-raymond-croze-sokum-icin-aliagaya-getiriliyor
. https://www.izgazete.net/focep-donem-sozcusu-doguturk-yazdi-focada-cevre-mucadelesi-30-yildir-devam-ediyor
. İzmir'de Raymond Croze isyanı: Odalardan 10 kritik soru, 28.12.2023, Cumhuriyet, https://www.egepostasi.com/haber/Izmir-de-Raymond-Croze-isyani-Odalardan-10-kritik-soru/322118
. İngiltere donanma gemilerini söküm için neden Türkiye'ye gönderiyor?, 26 Haziran 2025, Merve Kara-Kaşka, https://www.bbc.com/turkce/articles/c78nw974wjvo
. Aliağa: Bir sahil kasabasından gemi mezarlığına, 07.05.2024, Melisa Gönen, https://yesilgazete.org/aliaga-bir-sahil-kasabasindan-gemi-mezarligina/
. https://toraks.org.tr/files/mf/site/2024/04/aliaga-gemi-sokum-italyan-olum-gemileri-1-fffb82f9.pdf
. Aliağa’da asbestli gemi sökümü:“Doğru dürüst eldiven vermiyorlardı”, 04.08.2022, Serkan Engerek, https://gezegen24.com/aliagada-gemi-sokumu/
. Fransa’nın nükleeri Fransa’ya, 14.04.2021, Ertuğrul Barka, https://www.izgazete.net/fransanin-nukleeri-fransaya
. Milliyet, Mert İnan, 31 Ağustos 2021, s.1
. https://shipbreakingplatform.org/brazilian-navy-illegally-sinks-toxic-ship/
. Press Release – Two workers die while scrapping cruise ship in Turkey , 27.08.2021, https://shipbreakingplatform.org/two-workers-die-in-turkey/
. Otopan Gemisi Hollanda'dan Yola Çıktı, 15.05.2008, https://www.sondakika.com/guncel/haber-otopan-gemisi-hollanda-dan-yola-cikti/
. Türkiye’de Gemi Geri Dönüşümü, Sorunlar ve İleriye Dönük Hedefler, PDF, https://shipbreakingplatform.org/wp-content/uploads/2023/12/TurkiyedeGemiGeriDonusumu_TR.pdf
. https://cevreatlasi.org/place/aliaga-gemi-sokum-tesisleri/#12.66/38.79972/26.93426
. Asbestli gemi hakkında TÜSAD açıklaması, 23 Temmuz 2022, Uzm. Dr. Nur Şafak Alıcı, https://www.solunum.org.tr/haber/1533/asbestli-gemi-hakk%C4%B1nda-tusad-ac%C4%B1klamas%C4%B1.html
. www.gastearsivi.com
. https://aliagaliman.uab.gov.tr/gemi-sokum-tesisleri
. https://tr.wikipedia.org/wiki/Alia%C4%9Fa_Liman%C4%B1
. https://shipbreakingplatform.org/
İlk yorum yapan siz olun