Son güncelleme tarihi 29/05/2025
Yerli koyun yünlerinin elyafı kısa olduğu için dokuma fabrikaları 14 numaraya kadar iplik üretebilmekteydi. Yerli ipliklerden yapılan örgüler ise kabaydı. Yüksek kaliteli yün ipliği olarak adlandırılan “kamgarn” yalnızca merinos cinsi koyundan elde edilebilmekteydi. Fabrikalar kaliteli yünü yurtdışından satın almak zorunda kalıyordu. Bu da dışarıya döviz gitmesi demekti.
1923’te İzmir’de toplanan Türkiye İktisat Kongresi’nde ülkede her cins ehil hayvanın ıslahı ve çoğaltılması için çalışmalar yapılması gerektiği üzerine görüş beyan edilmişti. Bu maksatla Macaristan’dan Karacabey harasına 1928, 1929 ve 1930 yılında 914 merinos koçu ve 1.759 merinos koyunu getirildi.
Merinoslaştırma çalışmalarında Alman bilim adamlarından da yararlanıldı. Bunlar arasında Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü’nde 1934’te görev yapan Prof. Dr. W. Spöttel de yer almaktaydı. Bursa, Balıkesir, Çanakkale mıntıkasına 500.000 kıvırcık koyunu getirildi. Çifteler harasında numune ağılı kuruldu.
Merinos yetiştiriciliği ve ıslahı üzerine incelemelerde bulunmak için Feshane Mensucat Türk Anonim Şirketi Müdürü Şükrü Bey, Almanya’ya ve Viyana’ya gönderildi. Alman merinosunun özellikleri bakımından ülkemiz koşullarına en uygun cins olduğu sonucuna ulaşıldı.
Devlet tarafından merinos yetiştiriciliğini teşvik etmek için çiftçiye çeşitli destekler verildi, yem olarak ücretsiz yonca tohumu dağıtıldı. Karacabey, Bandırma ve Bursa’da merinos yetiştirme çiftlikleri açıldı.
1942’den itibaren halka merinos koçu verilmeye başladı.
Kaynakça:
. Cumhuriyet Dönemi’nde Hayvancılığın Sanayiye Tatbikine Bir Örnek: Merinos Yetiştiriciliği, Mehmed Gökhan Polatoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, https://atamdergi.gov.tr/tam-metin/197/tur
İlk yorum yapan siz olun